Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Müəmmalı sürətli radiosiqnalların Yer mənşəli olmadığı təsdiq edilib

Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins. Astronomlar müəmmalı sürətli radioşüalanmaların (FRB) Yerdən yayılmadığına dair tutarlı sübut əldə ediblər. Ehtimal ki, onların mənbəyi hətta Süd Yolu qalaktikasının sərhədlərindən kənarda yerləşir. Xüsusilə KİV-lər bu radiosiqnalların yerdənkənar sivilizasiyalar tərəfindən ötürüldüyü qənaətini müdafiə edir. İlk dəfə FRB-yə aid izlər 2007-ci ildə qeydə alınmışdı. Həmin vaxtdan başlayaraq tədqiqatçılar ard-arda FRB siqnalları almağa davam edir. FRB 010724 siqnalı dünya ictimaiyyətinin diqqətini cəlb edir. Məsələ burasındadır ki, bu və qeydə alınmış digər oxşar siqnalların təbiəti sirr olaraq qalır. Müxtəlif versiyalar irəli sürülüb: bəzi alimlər hesab edir ki, FRB-ləri Süd Yolu qalaktikası daxilindəki ulduzlar meydana gətirir, digərləri isə radioşüalanmanın mənşəyinin qalaktikamızdan kənarda olduğunu güman edir. Sonuncu mümkün variant FRB siqnallarının Yer mənşəli olduğu ilə bağlıdır. Astronom Manişa Kaleb və həmkarlarınınMNRAS
En son yayınlar

Seri uretim gunes panellerinde verimlilik rekoru kirildi

Japon araştırmacılar seri üretim güneş panellerinin verimliliğinde yeni bir rekora imza attı, bunun anlamı bir miktar daha Güneş enerjisinin elektriğe dönüştürülmesi demek oluyor. Güneş panelleri için verimlilik rekoru artık %26,6 – 2015 yılında kırılmış önceki rekoru egale etmiş durumda. “Silisyum güneş pillerinin foto-dönüşüm etkinliğini artırmak, yenilenebilir elektriğin ortaya konması için önemli bir adım” diye konuşan Japonya’nın Kaneko şirketinin yetkilileri, “silisyum fotovoltaik enerjinin potansiyelini onaylamış oldu”diyor. Rekor kıran verimlilik seviyesine ulaşmak için, elektronların bulunamadığı ve güneş enerjisinin boşa harcandığı bant boşluklarını azaltmak için hücrelerin içine tabaka halinde silisyum ilave etmiş. Bu yaklaşıma ince film hetero-dirsek (HJ) uygunlaştırması deniyor ve diğer araştırmacılar bu yöntemi daha önce denemiş olmalarına rağmen Kaneko araştırmacıları bu tekniği geliştirmiş ve %26,6’lık yeni rekora imza atmış oldular. Ekip, çalışmalarını hücrenin arkas…

Danimarka, en iyi is,yasam dengesinesahip. Peki neden?

OECD Better Life raporuna göre; Danimarkalılar’ın iş-yaşam dengesi rapordaki diğer ülkelerden daha iyi durumda. Raporda yer alan ülkelerin ortalama uzun çalışma saatleri olan çalışanları, toplam çalışanların %13’ünü kapsıyor; Danimarka’da ise bu oran, %2’ye düşmüş durumda. Danimarkalılar günün 16 saatini boş zaman geçirmek, uyumak ve yemek yemek için harcıyorlar. Danimarkalılar; raporda çevresel kalite, sivil katılım, eğitim, vasıflar, iş sektörü, kazanç, refah, kişisel güvenlik ve sosyal ilişkiler konularında da ortalamanın üstünde yer aldılar. Danimarkalıların %96’sı zor zamanlarında güvenebilecekleri bir yakınlarının olduğunu bildiriyor. OECD raporunda yer alan diğer ülkelerde ise bu oran ortalama %88. Rapora göre, Danimarka’daki havanın kalitesi de ortalamadan yüksek. Danimarka’da oy kullananların ve önlisans programlarını bitirenlerin sayısı da rapordaki diğer ülkelere kıyasla oldukça fazla. Danimarkalıların yaklaşık %86’sı oy kullanırken 25-64 yaş arası yetişkinlerin %80’i de ö…

Kasinan birini gorunce neden kasiniyoruz?

Esneyen veya kaşınan birini görmeniz sizin de bu davranışı istem dışı tekrarlayarak çevrenizdekilerine bulaştırmanız için yeterli. Bu durum davranış bilimi üzerine çalışan araştırmacıların uzun yıllar dikkatini çekmiştir. Peki gerçekte ne oluyor da kaşınan birini görmemiz bizde de aynı davranışı tekrarlama hissini oluşturuyor? Bulgular bulaşıcı davranışların yalnızca insanlarda değil, bir çok canlıda da bulunduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde Science’da yayınlanan çalışmada araştırmacılar, fareler üzerinde yaptığı deneylerde bu davranışın farelerde de mevcut olduğunu gözlemlediler. Deneylerde kullanılan fareye video aracılığı ile sürekli kaşınan bir başka farenin görüntüsü izletildi. Fare, kendisine izletilen videodaki kaşınan fareyi görür görmez saniyeler içerisinde aynı kaşınma davranışını sergiledi. Bunun üzerine kaşınan fare videosunu izleyen farenin, hangi beyin bölgesindeki sinirlerin aktif olduğunu inceleyen araştırmacılar; uyku-uyanıklık ve biyolojik saatten sorumlu olan 

Ilk ucan araba 2022 yilinda gelebilir

Metro Skyway, Tel Aviv merkezli Urban Aeronautics’in bir alt kuruluşu olarak, 2022 yılına kadar dört kişilik, hidrojen yakıtlı “uçan araba”ların tepemizde uçacağını beklediklerini ifade etti. Araç önce jet yakıtı kullanacak, ama daha sonra teknolojisi ticari olarak yarışabilir hale gelince sıvı hidrojene dönecek. VTOL olarak bilinen dikey kalkışlı ve inişli arabaya CityHawk ismi veriliyor ve Urban Aeroutics tarafından patentli iç rotor sistemi de bulunuyor. Urban Aeronautics’in başkan yardımcısı olan Janina Frankel-Yoeli, “hidrojen kullanmanın tek yolu çarpışmaya karşı dayanıklı yakıt tankları kullanmak” diyor, “ancak şu anda kullanımda olan oldukça fazla hidrojenli taşıt var ve hidrojen yakıtının neden jet yakıtından daha güvenli olduğunu açıklayacak birkaç da sebebimiz var”. Bunun başarıya ulaşamayacak bir proje olduğunu düşündüyseniz bir de Urban Aeronautics’in bu konuya on yıldan fazla bir süredir kafa yorduğuna dikkat edin. Kuzey İsrail’de bir tonluk, insansız Cormorant isimli a…

Yayalar sadece yuruyerek veri , aydinlatma ve dijital para olusturabilecek

Pavegen, insanların adımlarından dolayı ortaya çıkan kinetik enerjiyi elektriğe çeviren taban teknolojisini yaratan firma olarak Washington DC’de öncü bir çalışmaya imza attı. Pavegen, zeminleri Connecticut Avenue Overlook cep parkı’nda üç bölgeye uygulandı ve gelecekteki akıllı şehirlere örnek olabilir. ABD’de Pavegen Adımları Günümüzde insanların adımlarından oluşan kinetik enerjiyi elektrik enerjisine çeviren teknolojiyi benzersiz bir şekilde uygulayan Pavegen markası Washington DC’nin şehir yapısına kendini kabul ettirmiş görünüyor. Bu sefer, ABD’deki öncü kurulumu yapmak üzere İngiliz temizlik şirketi Bölge Ulaşım Birimi (DDOT), Altın Üçgen BID ve ZGF mimarlarıyla beraber çalışacak. Pavegen’in kurucusu ve CEO’su olan Kemball-Cook, şöyle diyor: “İnsanların şehirlerde hareket etmesine yeni bir anlam katacak bir ürün oluşturduk ve fiziksel ve dijital dünyaları bir adımla birbirine bağlayan ürünümüz enerji hasatı piyasasında bizi öncü bir yere koyuyor”. Pavegen zeminleri Connecticut…

Astrofizikci: Yakin zamanda karanlik maddenin sirrini cozecegiz

1600’lerde, astronomlar evrendeki az ışık yayan veya hiç yaymayan nesnelerin varlığını önermişti ve bunların varlığı ancak bunların etrafında bulunan nesneler ile etkileşimde bulunan çekim kuvvetleri ile tespit edilebiliyordu. Bunların az bildikleri şey, söz konusu hipotezin fizikçileri yüzyıllardır peşinden koşturan “karanlık madde nedir?” sorusunun başı olacağıydı. Dört yüz yıl sonra karanlık madde hakkında hâlâ az şey biliyoruz. Onun ışığı emmesi veya dışa yansıtmasının olmadığını biliyoruz, ancak çekim kuvvetleri muhtemelen açıklanamayan bir bükülme veya galaksiden ışık yansıması yaptığını gösteriyor, teleskoplar şu an için onları gözleyebildiğimiz tek aletler. Yıllar boyunca pek çok karanlık madde adayı önerildi. Bir çalışma hattâ kara maddenin devasa gravitonlardan yapılıp yapılmadığını sorguladı. Bu durum karmaşık, bilim adamları hipotetik bir parçayı yine hipotetik olan bir başka parçayla açıklamaya çalışıyor. Farklı araştırma grupları karanlık maddenin ne olup ne olmadığını …

Zeytinyaginin beyin kanseriyle savasabilme potansiyeli var

Edinburgh Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırmaya göre oleik asidin bir gün beyin tümörlerine karşı korunma amacıyla yapılacak tedavileri geliştirebileceği söyleniyor. Zeytinyağı tabiatın süper kahramanı olabilir. Cildiniz, saçlarınız ve nihayet beyninize de iyi geliyor. Uzun zincirli yağın içinde bulunan bir bileşenin uzun süredir güzelliğe katkıda bulunduğu biliniyordu, ama yakın zamanda beyinde kanser hücrelerinin gelişmesine engel olmaya yardım ettiği bulundu. Edinburgh Üniversitesi’nde yeni yapılan bir araştırmada zeytinyağındaki ana bileşen olan oleik asit, anahtar tümör baskılayıcı molekülün üretilmesini destekleyebileceği gösterildi. Molekül microRNA-7 (veya miR-7) olarak biliniyor ve beyin dokusunda görülüyor ve vücudun farklı yerlerindeki tümörleri baskılamak için kullanılıyor. Özel olarak beyinde, miR-7 tümör gelişimi ve olgunlaşma için gerekli proteinleri hedef alıyor. MiR-7 güçlü bir molekül. Glioblastoma olarak bilinen, en hızlı büyüyen ve ölümcül beyin tümörlerin…

Abunə ol

Dil

Baxış sayı

Facebook Follow